Samurayların Çöküşü: Boshin Savaşı

Boshin Savaşı (Japonca: 戊辰戦争 – Boşin Sensō, Ejderha Yılı Savaşı) 1868 yılından 1869 yılına kadar Japonya’da iktidarda bulunan Tokugawa Şogunluğu ile iktidarın imparatorluk hanedanına dönmesini isteyenler arasında yaşanan iç savaş olarak basitçe tanımlanabilir.Bu savaşla Japonya da mutlak hakimiyet tekrar İmparatora dönmüştür.

Savaşın temelleri Japonya’nın dış dünyaya açılmasıyla beraber shogunluğun dış ilişkilerdeki tutumundan rahatsızlık duyan çok sayıda asilzade ve samuraydır.İmparartor Meiji bu dönem içinde Japonyaya Fransadan mimarlar,Almanya dan mühendisler ve Amerika dan askerler getirilip Japonyada bir yenilik hareketine girişmişti.Ancak bu durumdan halk ve doğal olarak onlara hükmeden Samuraylar etkilenmiştir. Halkın samuraylara vergi olarak verdiği pirinç vergisi cüzi rakamlara indirilmiş zamanla değersiz hale getirildi.Kısa zaman içinde sesler yükselmeye başladı doğal olarak Tokugawa clanının Shogunu Tokugawa Yoshinobu İmparator lehine görevini terkeder.Bunun ardındaysa asıl amacı ileride kurulacak olan yönetimde hem kendisine pay verileceğini, hem de egemenlik alanına dokunulmayacağını düşünür.Ancak imparatorluk güçlerinin askeri harekatları, Edo (günümüzdeki Tokyo) ve Çoğşuğ ile Satsuma yönetimlerinin baskısı sonucu Tokugawa egemenliğine son veren imparatorluk kararı sonucu savaşı başlatacak olan ilk çatışmalar çıkar. Yoshinobu, varlığının sallantıda olduğunu anlayarak Kyoto’da bulunan imparatorluk sarayını alabilmek için saldırır. Askerî muharebeler hızla küçük ama disiplinli ve modern imparatorluk ordusunun lehine sonuçlanır. Bir dizi muharebe sonucunda Edo düştü ve Yoshinobu kişisel olarak teslim oldu. Tokugawa tarafında savaşanlar önce Honşu’nun kuzeyine daha sonra da Hokkaidō’ya geçerek Ezo Cumhuriyetini kurdular. Hakodate Savaşı’ndaki mağlubiyet sonrasında bu son kale de düştü ve tüm Japonya’da imparatorluk egemen oldu. Bu süreç Meiji Restorasyonu olarak da adlandırılmaktadır.

Yönetime Karşı İlk Hoşnutsuzluklar

1854 yılından ikiyüzyıl önce Japonya dış dünyayla ilişkilerin oldukça sınırlı bir düzeye indirmişti. Kore ile Tsuşima, Çin ile Ryūkyū ve Hollanda ile Decima’daki ticaret limanları aracılığıyla ticari ilişki sürdürülüyordu.Japonya kendini dışarıdan tam anlamıyla soyutluyordu.Bu birçok gelişmeyi de Japonya dışında bırakarak Samurayların iktidarını güçlü kılıyordu.1854 yılında Matthew C. Perry komutasındaki ABD donanması silah zoruyla ülkeyi dünya ticaretine açınca ülkede hızlı bir dış ticaret ve batılılaşma meydana gelecektir. ABD ile imzalanan adil olmayan dış ticaret antlaşmaları yüzünden Şogun yönetimi iç muhalefetle karşı karşıya gelecektir. Bu muhalif hareket “sonnō jōi”ismini alacaktır.Ancak İmparator Kōmei muhalefetten aldığı destekle Shogunluğun tavrını eleştirmeye başlamış yüzyıllardır süren İmparatorun yönetime karışmaması geleneğini bozmuş,Shogun yönetimi fısıltılarla eleştirilirken sesler yükselmeye başlamıştır.Bu yoldaki çabaları 1863 yılında yayınladığı “Barbarların kovulması emri” ile zirveye çıkacaktır. Şogun yönetiminin bu emri uygulamaya yanaşmayacağı önceden belli olsa da bu emri sayesinde Şogun yönetimi eleştirilri hale gelmiş ve Japonya’da yabancılara karşı saldırılar başlamıştır.1864 yılına gelindiğinde yabancılara karşı saldırılara şiddetli cevaplar verilmiştir. Bu kapsamda İngiltere’nin Kagoşima’yı bombalaması ve yabancı kuvvetlerin ortak harekatla Şimonoseki’yi bombalaması öne çıkan örnekler olarak verilebilir.Bu dönemde Choshu kuvvetleri, roninlerin de desteğini alarak Hamaguri isyanını başlatarak Kyoto şehrini ele geçirmeye çalışsa da Tokugawa Yoshinobu komutasındaki Shogun kuvvetlerine yenilirler. Bunu izleyen harekatta Choshu üzerine yürüyen şogun yönetimi savaş olmadan isyancılara boyun eğdirmeyi başarır. İmparatorluğun başkaldırışı bastırılmış gibi görünse de Tokugawa’nın ülkede denetimi sağlamaktan uzak olduğu bir yıl sonra olayların yeniden başlamasından anlaşılacaktır. Artık Edo’dan gelen emirler yerel daimyolar tarafından görmezden gelinmektedir.

Darbeler Dönemi (1866–1868)

Satsuma-han’a bağlı samuraylar. Fotoğraf Felice Beato tarafından çekilmiştir.
Chōshū yönetiminde meydana gelen darbeyle başa geçen Şogun yönetimi karşıtı aşırı kanadın iktidara gelmesiyle beraber Şogun yönetimi ikinci Chōshū seferine çıkarak isyancı bölgeyi cezalandırmaya girişir. Bu gelişme üzerine Chōshū, Satsuma ile gizli bir işbirliğine gider. 1866 yazında Chōshū Shogun yönetimini yener ve büyük bir otorite kaybına sebep olur. Aynı yılın sonuna doğru Shogun Iemochi ve İmparator Kōmei ölecek ve yerlerine Yoshinobu ve İmparator Meiji geçecektir. Yeni başa geçen yöneticiler kendi egemenliklerini konsolide etmek amacıyla ateşkes ilan etmeyi uygun göreceklerdir.

9 Kasım 1867 günü Satsuma ile Chōshū arasında İmparator Meiji adına bir gizli antlaşma imzalanarak Yoshinobu egemenliğine son verilmesi amacıyla ittifak oluşturulur. Bu antlaşmadan hemen önce ise Tosa daimyosunun teklifi üzerine Yoshinobu görevini bıraktığını ve imparatorun emrine girdiğini açıklayacak ve Tokugawa Şogunluğunun sonunu ilan edecektir.

Ancak bu sadece patlamaya hazır bombanın fitilini ateşlemeye yaramıştır.27 Ocak 1868 günü Şogun önetimine bağlı kuvvetler Kyoto’nun güneyindeki Toba ve Fushimi dolaylarında Chōshū ve Satsuma kuvvetlerine saldırır. 15 bin kişilik Şogun yönetimi ordusunun bazı birlikleri Fransız askeri danışmanlarınca eğitilmiş olsa da ordunun çoğunluğunu modern teçhizatı olmayan ortaçağdaki gibi samuray kuvvetleri oluşturuyordu. Buna karşılık Chōshū ve Satsuma kuvvetleri sayıca üçte bir oranında azınlıkta olsalar da Armstrong topları ve Minié tüfekleriyle teçhiz edilmiş modern bir ordudur. Savaşın ikinci gününde Chōshū ve Satsuma ordularının başına İmparatorun yeğeni Ninnajinomiya Yoshiaki geçecek ve ordu imparatorluk ordusu (官軍, kangun) olacaktır. Savaş sürmekteyken önceden Şogun yönetimine bağlılık gösteren bazı yerel daimyolar saf değiştirecektir. 5 Şubatta Yodo daimyosu ve 6 Şubat günü de Tsu daimyosu imparatorluk tarafına geçerek dengeyi imparatorluk lehine bozacaktır.

7 Şubat günü Satsuma ve Chōshū ordularına verilen imparatorluk onayı üzerine geri çekilmeye başlayan Tokugawa Yoshinobu, Kaiyō Maru gemisiyle Osaka’dan çıkarak Edo’ya çekilir. Liderlerinin geri çekilmesinden ve yerel daimyoların saf değiştirmesinden ötürü morali bozulan ordu geri çekilir. Toba-Fushimi Muharebesi olarak adlandırılan bu savaş Osaka Kalesinin teslim olmasıyla beraber 8 Şubat günü sona erecektir.

Aynı sıralarda, 28 Ocak 1868 günü Shogun kuvvetleri ile Satsuma donanması arasında Awa Deniz Muharebesi yapılır. Bu savaş iki modern donanma arasında Japonya’da yapılan ilk savaştır. Küçük ölçekli olan bu savaş Şogun yönetimi lehine sonuçlanacaktır.

Diplomatik cephede ise Hyōgo (günümüzde Kobe) Limanında toplanan yabancı ülke elçileri Şubat ayında yaptıkları açıklamada Şogun yönetiminin hala Japonya’daki yasal iktidar olduğunu belirterek Tokugawa Yoshinobu’yu umutlandırmıştır. Yoshinobu özellikle Fransa’nın kendisinden yana askeri müdahale yapma ihtimalini düşünmüştür. Ancak bu açıklamadan birkaç gün sonra yabancı diplomatik misyonları ziyaret ederek Şogun yönetiminin lağvedildiğini, buna rağmen limanların uluslararası ticarete açık kalacağını, yabancıların güvenliğinin sağlanacağını bildirince yabancı temsilcilikler yeni hükümeti tanımaya karar verecektir.

Bu dönemde yeniden yükselen yabancı karşıtlığı çok sayıda saldırının gerçekleşmesine sebep olacaktır. Dupleix savaş gemisine bağlı onbir Fransız askeri Tosa samurayları tarafından 8 Mart 1868 günü Sakai Olayı sırasında öldürülür. Onbeş gün sonra İngiliz elçisi Sir Harry Parkes Kyoto sokaklarında saldırıya uğrar

Yoşinobu görevinden ayrılsa da kurmuş olduğu devlet mekanizması hala ayaktaydı ve işlemeye devam ediyordu. Tokugawa ailesi hala çok güçlüydü ve oluşacak yeni bir yapılanmada önemli bir etken olacak durumdaydı. Bu durum Satsuma ve Chōshū yönetimleri tarafından kabul eidlemez bulunuyordu. Olaylar 3 Ocak 1868 günü siyasi kriz boyutlarına ulaştı. Satsuma ve Chōshū taraftarları Kyoto’daki imparatorluk sarayını işgal etti ve ertesi gün 15 yaşındaki İmparator Meiji bütün iktidarı aldığını açıkladı. İmparatorluk Danışma Meclisi bu ilandan memnun görünse de Tokugawa ile yapılacak bir koalisyondan yanadır. Ancak Saigō Takamori, Meclise baskı yaparak Shogun sıfatının kaldırılması ve Yoshinobu’nun topraklarının el konulmasına dair karar aldırdı.

İlk başta taleplere olumlu cevap verse de 17 Ocak 1868 günü yaptığı açıklamada Yoshinobu, alınan kararı tanımadığını ve meclisin kararı geri almasını talep etti. 24 Ocak günü Yoshinobu, Satsuma ve Chōshū kuvvetleri tarafından işgal edilen Kyoto’ya saldırı hazırlıkları yapmaya karar verdi. Bu kararı almasında Edo’da arka arkaya kundaklanan binaların haberini alması etken oldu. Tokugawa sarayı konumunda olan Edo Kalesi kundaklanmış ve olayın sorumluları olarak Satsuma roninleri suçlanmıştı. Bunun üzerine şogun yönetimine bağlı kuvvetler Edo’daki Satsuma daimyo sarayına saldırıp burada saklanan Shogun karşıtı çok sayıda muhalifi öldürecektir.

Bu olayların devamında Şubat ayından başlayarak Fransız elçisi Léon Roches’in girişimleriyle imparatorluk kuvvetlerinin ilerlemesini Edo önlerindeki Odawara’da durduracak bir plan tasarlanır. Ancak plan bizzat Yoshinobu tarafından reddedilince Léon Roches görevinden istifa eder. Mart ayında İngiliz elçisi Parkes’ın girişimleriyle hazırlanan tarafsızlık antlaşması tüm yabancı devlet temsilcilerince imzalanır, buna göre hiçbir ülke Japonya’daki siyasi sorun çözülene kadar savaşan taraflara silah vb yardımda bulunmayacak ve askeri anlamda yanında yer almayacaktır.Saigō Takamori muzaffer imparatorluk ordularıyla Japonya’nın kuzey ve doğusuna doğru ilerleyecek ve Kōshū Katsunuma Muharebesini kazanacaktır. Mayıs 1868’e gelindiğinde Edo kuşatılmıştır. Şehir, Şogun yönetiminin Savaş Bakanı Katsu Kaishū tarafından teslim edilecektir.Bazı birlikler Edo’nun düşüşünden sonra da savaşmaya devam etse de 4 Temmuz 1868 günü yapılan Ueno Muharebesiyle direniş sona erer.

Karada bu gelişmeler yaşanırken Shogun donanmasının komutanı Enomoto Takeaki, gemilerini teslim etmeyi reddeder. Sadece dört gemisini imparatorluk güçlerine teslim eder, geriye kalan sekiz buharlı savaş gemisi ve 2 bin kişilik mürettebatıyla beraber kuzeye kaçar. Amacı kuzeydeki Shogun yönetimi yanlısı daimyolarla beraber karşı saldırı düzenlemektir. Beraberinde Fransız Ordusundan resmen istifa etmiş olan ve artık isyancı konumundaki birliklere katılan Fransız eski askeri danışmanlardan Jules Brunet ve ekibi de bulunmaktadır.
Yoshinobu’nun teslim olmasından sonra Japonya’nın büyük bir kısmı imparatorun otoritesini kabul etse de kuzeyde Aizu klanının öncülüğünde direniş sürer. Mayıs ayına gelindiğinde çok sayıda kuzey daimyosu imparatorluk ordularına karşı savaşmak için bir ittifak oluştururlar. Kuzey İttifakı olarak adlandırılacak bu oluşum Sendai, Yonezawa, Aizu, Shonai ve Nagaoka bölgelerinden oluşmaktadır ve 50 bin kişilik askeri kuvvete sahiptir. İmparatorluk ailesine bağlı prenslerden Tokugawa Şogun yönetimine bağlı savaşçılarla beraber kuzeye kaçmış olan bir tanesi ittifakın başına İmparator Tobu olarak geçirilerek oluşuma yasallık kazandırılmak istenir.

Shogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır. Kuzey İttifakı askerleri sayıca üstün konumda olsa bile teçhizat açısından çok zayıftır ve geleneksel silahlarla donatılmışlardır. Modern silah ve ekipmandan yoksun olan birlikler ağaçtan yapılan toplar kullanılmaya çalışılmıştır. Alman silah taciri Henry Schnell aracılığıyla 2 bin Fransız tüfeği satın alınmıştır.

Mayıs 1868’de Nagaoka daimyosu Hokuetsu Muharebesinde imparatorluk kuvvetlerine zaiyat verdirse de kalesi 19 Mayıs günü düşer. İmparatorluk kuvvetleri kuzeye doğru ilerlemeye devam eder. Bonari Geçidi Muharebesinde Shinsengumi ve Ekim 1868’deki Aizu Muharebesinde ise Aizu Wakamatsu kaleleri düşer. Kuzey İttifakı için Sendai bölgesi artık elden çıkmaktadır.

İttifak paramparça olmuştur. 12 Ekim 1868 günü Sendai’den kaçarak Hokkaidō’ya doğru yola çıkan gemilerde Şogun yönetimine baplı kalan Otori Keisuke komutasında bine yakın asker, Hijikata Toshizo komutasındaki Shinsengumi birliklerinden geriye kalanlar, Hitomi Katsutarō komutasındaki gerilla (yugekitai) birlikleri ve çok sayıda Fransız askeri danışman (Fortant, Garde, Marlin, Bouffier) bulunmaktadır.

Ve O Savaş

26 Ekim günü Edo’nun ismi Tokyo olarak değiştirilir ve Meiji dönemi resmî olarak başlar. Aizu bölgesindeki Byakkotai (Beyaz Kaplan Birlikleri) toplu olarak intihar eder. Aizu kalesi kesin olarak 6 Kasımda düşecektir.Yenilginin ardından Hokkaidō’ya kaçan Enomoto Takeaki, donanmasından geriye kalan denizciler ve Fransız askeri danışmanlar ile birlikte adada bağımsız bir yönetim kurmak amacıyla hükümet kurma hazırlıklarına girişirler. 25 Aralık günü Ezo cumhuriyetinin kuruluşunu ilan ederler. Japonya topraklarında kurulan ilk ve tek cumhuriyetin cumhurbaşkanı Enomoto olur. Yeni yönetim Hakodate’de bulunan yabancı ülke temsilcilikleriyle görüşseler de uluslararası destek alamazlar. Enomoto imparatorluk ile Tokugawa Şogun yönetimi toprakları üzerindne müzakere etmek istese de bu talep reddedilir.Kış ayları boyunca Hakodate bölgesine yığınak yapılır ve Goryokaku kalesi merkezde olacak şekilde bir savunma hattı inşa edilir. Orduda Fransız – Japon ortak komuta sistemi geliştirilir, buna göre başkomutan Ōtori Keisuke olurken yardımcısı Fransız yüzbaşı Jules Brunet olacaktır.İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır. Deniz harekatının bu yönden geleceğini önceden kestiren Ezo savaşçıları Kotetsu zırhlısını ele geçirme planı yaparlar. Hijikata Toshizō komutasındaki üç savaş gemisi sürpriz bir saldırı için harekete geçerler ve Miyako Körfezi Deniz Muharebesi olarak bilinen muharebe meydana gelir. Muharebe Tokugawa tarafı için yenilgiyle sonuçlanır. Kötü hava koşulları, gemilerdeki motor sorunları ve imparatorluk askerleri tarafından yoğun olarak kullanılan modern Gatling tüfeği yüzünden gemilere çıkmaya çalışan samuraylar yenilirler.

İmparatorluk kuvvetleri Japonya’daki durumlarını iyice sağlamlaştırdıktan sonra Nisan 1869’da yeniden adaya geleceklerdir.Bu tarihte adaya geri dönen imparatorluk donanması ve 7 bin askerle Ezo çıkarması başlar. Hakodate Muharebesinde Japonya’nın ilk geniş ölçekli modern deniz savaşı gerçekleşecektir. Durumun umutsuz olduğunu gören Fransız askeri danışmanlar Hakodate Körfezindeki Fransız gemisi Coëtlogon’a geçerek Yokohama üzerinden Fransa’ya geçerler. Japonya bu askerlerin Fransa’da yargılanmalarını talep etse de Fransa’da yoğun destekle karşılanan askerler yargılanmayacaktır.

Enomoto sonuna kadar savaşmaya karalı olsa da Otori tarafından teslim olmaya ikna edilir. Enomoto 18 Mayıs 1869 günü Meiji İmparatorunun egemenliğine boyun eğer, Ezo Cumhuriyeti ise 27 Haziran 1869 günü sona erer.Bu zaferle Samurayların dönemi resmen bitmiş ve yepyeni bir Japonya doğmuştur.Oyunun çıkmasına az bir zaman kaldı.Umarım yararlı olur ver doğru tarafta yerinizi alırsınız gelenekçi Samuraylar yada DoğanGüneşin İmparatorunun hizmetinde olursunuz.

Yorum Yap