Konu: Stalin Yönetimi  (Okunma sayısı 4257 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Bayraktar

  • *
  • İleti: 707
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
    • Profili Görüntüle
    • Age of Empires Türkiye
    • Ödül Sistemi v3
« : 01 Ağustos 2009, 11:10:56 »
Bayraktar: Stalin dönemi Rusya’sına neden Stalinist deniyor?
 
II.Mehmet the Conqueror: Stalinist denmesinin sebebi iktidar mücadelesi sırasında Troçki ile Stalin’in görüş farkına düşmesidir. Troçki Sovyetler’in aralıksız olarak komşularında ve sonra Dünya’da sosyalist devrimler yapmak için pasif ya da aktif olarak (savaş) çalışmasını aksi halde Kapitalist devletlerin ekonomileri karşısında Sosyalist ekonominin dayanamayacağını ileri sürüyordu. Çünkü 1.Dünya Savaşı sonrası Dünya’da güç dengeleri değişmeye başlamıştı ve bu belirsizlik sırasında Avrupa’da daha rahat devrimler yapılabilirdi. Nitekim Almanya kızıl devrimden son anda dönen ülkeler arasındadır.

   Stalin ise Sovyetler’in dışarıya yayılmadan önce sanayisini, prestijini, iç sistemini oturttuktan ve Dünya’da saygın, güçlü bir devlet olduktan sonra diğer Dünya devletleriyle bir arada yaşayabilmenin mümkün olduğunu göstererek sonra sosyalist devrimler için çalışması gerektiğini savunuyordu.

   Stalinist kavramını daha çok Troçkistler kullanmıştır. Devrim fırsatlarının kaçırıldığı ve bunun Marksizm’e ihanet olduğunu söylemişlerdir. Stalin ve taraftarları ise Stalinist terimini pek hoş görmüyor, politikalarını Sosyalizm’in farklı bir yorumu olarak değil ta kendisi olarak göstererek iktidarlarını içeride daha da meşrulaştırmaya çalışıyorlardı.

   Stalin’in bir diğer önemli farkı yeni sosyalist rejime geçmiş bir devlette sosyalizm güçlendikçe sınıf savaşlarının şiddetleneceği ve kalıntı bir burjuva ve kapital sınıfının olacağıydı. Bunlar zamanla yönetime sızarak sosyalist düzene bir tehdit olacaklarını düşünmüştü. Bu sebeple Lenin dönemindeki federatif sistemi daha merkeziyetçi bir sisteme çevirdi. Diğer milletlerin özerk imtiyazlarını azalttı, Moskova yönetimini ağırlaştırdı. Ve muhalif tasfiyesine başladı. Muhalif olan hemen herkesi sürdü ,öldürdü, seslerini kesti. Federatif sistem üzerindeki değişikliklerle diğer Sovyet cumhuriyetlerinde nüfus, enerji, hammadde gibi politikaların insiyatifini kendi eline aldı. Türkiye’ye olan bakış açısını da değiştirdi. 2.Dünya Savaşı sonrası süpergüç tahtına oturduğunda Kars, Ardahan, Iğdır ve Boğazlar üzerindeki taleplerini sert dille İnönü Hükümeti’ne bildirdi.Çünkü artık Sovyetler dünyada süpergüç tahtına oturmuştu.Her ne kadar ABD ile paylaşsa da yine de Troçki ile yaptığı iktidar kavgası sırasındaki Rusya ile o zamanki Rusya arasında dağlar kadar fark vardı.Ağır makine ve savaş sanayi gelişmişti, ulaşım demiryolu ağları ile daha da kolay yapılıyordu.  Almanya’dan getirdikleri Alman profesörler ve Nazi teknolojisinin bir kısmını elde etmişti.Uzay yarışında sonradan yenilse de önde başlamıştı……

Bayraktar: Stalin döneminde Türkiye Cumhuriyeti’nin Nato’ya yaklaştığını biliyoruz. Stalin sonrası yöneticiler Türkiye Cumhuriyeti’nin Nato’ya üye olmasını nasıl yorumlamıştır. Stalin’i bu konu hakkında suçlamışlar mıdır?
II.Mehmet the Conqueror: Türkiye Cumhuriyeti’nin Emperyalizm’in güdümüne girmeyi ve Türkiye’nin Kemalizm’e ihanet ettiğini iddia ettiler. Ancak Stalin’in saldırgan notalarına karşı Türkiye bir savunma refleksi gösterdiği için suçlamalarında çok ileri gidememişlerdir.

   Stalin Doğu Avrupa’ya sosyalizmi getirdiği için zaten yöneticilerce iyi hatırlanmıştır. Türkiye’yi ABD safhına kaptırmasına karşın Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan ve daha sonra da Yunanistan’ın(bir dönem için) sovyet rejimlerine geçmesiyle Türkiye kuşatılmış gibi duruyordu. Çok ağır bir suçlama bu sebeple olmamıştır diye biliyorum. Ama %100 bilgim de yok.

Bayraktar: Stalin’in halkların kardeşliği fikri nasıldır yani nasıl yorumlar?

II.Mehmet the Conqueror: Stalin’in samimi bir halkların kardeşliği prensibine sahip olduğuna ben şahsen inanmıyorum. Bir gece de tüm Kırım’ı toplayıp Özbekistan’a sürme kararı alan birinden bahsediyoruz….(Tüm bir halk nasıl Sosyalist rejime tehlike yaratacaksa artık!)

   Kendisi de şahsen Gürcü yani Kafkasyalı olduğu için nüfus insiyatifini önce Gürcü sonra Ermeni ve en son Azeriler’e bırakacak kararlar almıştır…

   Geçen yaz adını belki de ilk kez duyduğumuz  Osetya Bölgesi’ni ikiye bölüp güneyini Gürcistan Sovyet Cumhuryeti’ne hiçbir geçerli neden olmaksızın veren de odur.Bölge önceden tamamen Rusya Sovyet Cumhuriyeti’ne bağlıydı.

   Dağlık Karabağ Bölgesi’ne Ermeni göçleri yaptırarak durum yavaş yavaş bugünkü durumuna gelmiş, Azeriler azınlığa düşmüştü…

Bayraktar: Stalin’in veya diğer SSCB yöneticilerinin Kafkasya’da etnik grupların yerlerini özenle mi seçiyordu. Yani bugün Azerbaycan ile Türkiye Cumhuriyeti’nin arasında bir Ermenistan vardır. Bu tesadüf müdür yoksa bilinerek mi yapılmıştır. Bu ortamı hazırlarken neler düşünülmüştür?

II.Mehmet the Conqueror: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Ermeni nüfusu bundan 100 sene önce azınlık ya da çoğunluk durumuyla İstanbul’dan başlayıp tüm Anadolu’ya yayılarak Karabağ’a dek uzanıyordu…..

   Tehcir’den sonra Anadolu nüfusu Suriye ve Lübnan’a aktarıldı… 100 sene önceki nüfus bölgelerinden geriye sadece Kafkasya kaldı.

   Azerbaycan ile Nahçivan’ı ayıran Syunik Bölgesi’nde bir miktar Ermeni ve Azeri vardı.Hangisi çoğunluktu bilemem ama bir takım zorunlu göçlerle Ermeni nüfusun çoğunluğu sağlanmaya çalıştı. 1991 yılında Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki gerginlik ve savaş sebebiyle bölgeden Azeriler kaçmıştır…

   Ermeni nüfus her zaman Doğu Anadolu ve Güneydoğu Kafkasya’da vardı. Kafkas kısmında zaten bölgenin çoğunluğunun tamamen onlar oluşturuyordu. Antik çağlarda da, Osmanlı zamanında da, bugünde.

   1919 Paris Barış Konferansı’na katılan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti delegelerinin konferansa sunduğu harita da gösteriyor ki Syunik bölgesi hariç bölge yine Ermeni bölgesidir…


 Bayraktar: II. Dünya Savaşı’ndan sonra Rusya’da yaşamayı tercih eden Almanlar, Stalin yönetimi tarafından nasıl karşılandı. Bu halk normal SSCB halkından ayrı mı tutuldu yoksa devlet bu kişileri kendi bünyesine kabul etti mi?

   Ayrıca halk, bu durum karşısında ne gibi bir tepki verdi?

II.Mehmet the Conqueror: O konu hakkında çok bilgim yok. Doğu Almanya’yı soruyorsan bildiğin sosyalist bir devletti. “Elveda Lenin” adlı bir film var. Gerçek bir hikayeden esinlenilerek yapılmış. Doğu Almanya’nın batı ile birleşmesiyle gelen kapitalist ekonominin halkta yarattığı yıkım ve etkiyi anlatıyor.İzleyebilirsiniz… -Kendi notum: Almanlar bu dönemde yine bazı diğer azınlıklar gibi göçe maruz kalmıştır. Örnek vermek gerekirse bugünkü Kazakistan dediğimiz ülkede Almanlar yaşamaktadır ve azımsanıcak şekildede değillerdir.-

Bayraktar: Stalin döneminde sanayi gelişimi nasıldır?

II.Mehmet the Conqueror:  Sovyet ekonomisine planlama ve ilerleme prensibini getirenlerdendir. 1929 buhranının tek etkilemediği devlet de SSCB’dir. Burada onun ekonomi politikalarının hayati etkisi vardır.

   Tarımda kolhoz ve salhoz sistemine geçti. Çok büyük kıtlıklar da yaşandı. Ama Sovyet ekonomisi güçlendikçe bu kıtlıkların önüne geçildi. Ortalama bir sovhoz 16.300 hektardır; bunun 5.300 hektarı ekilir. Bir sovhozda yaklaşık 62.000 hayvan, 57 traktör, 18 hasat makinası, 25 kamyon vardır.

   1928 öncesi tarım ağırlıklı yatırımlar yaparken 1928′le birlikte 5 yıllık kalkınma planını sonrası ağır sanayi yatırımlarını hızlandırdı. Petrol, kömür, demir, çimento, altın, doğalgaz ve diğer yer altı zenginlikleri zaten tamamen devletin elindeydi. Hızla kullanılmaya başlandı. 1932 yılında zamanına göre büyük bir baraj olan DneproGES gibi dev hidroelektrik santraller inşa edildi. Ülkede dev ekonomi zinciri kurdu. Sözgelimi Türkmenistan’ın doğusundan çıkan demir Rusya’da işleniyor, Gürcistan’da da makine parçaları olarak üretiliyordu. Özellikle hammaddeyle onun işleneceği sanayi aynı ülkede kurulmamıştır. Ekonomi birbirine bu şekilde bağlanmıştır.

   Ağır sanayiye büyük önem verdi. Öyle ki Almanlar’ın meşhur panther tank teknolojisine karşı 1936′lardan itibaren T-34 tank teknolojisini geliştirdi.Barbarossa harekatının felç edilmelerinde aktif rol oynadı.

   TwT Forumları‘ndan II.Mehmet the Conqueror’e teşekkürler…

"O konuda karışıp gitmesin diye  buraya yeniden yazdım. Hem daha güzel oldu."

Kaynak; http://batuhanbayraktar.wordpress.com/2009/08/01/stalin-yonetimi/
« Son Düzenleme: 01 Ağustos 2009, 11:11:36 Gönderen: Bayraktar »
Her şey benim elimde!

Çevrimdışı annibal

  • *
  • İleti: 1197
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #1 : 01 Ağustos 2009, 11:24:56 »
muhabir oldun çıktın baba

Çevrimdışı Kenjiro

  • *
  • İleti: 855
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #2 : 01 Ağustos 2009, 11:27:55 »
Kötümü? Bence çok iyi yapıyor. tbr*

Çevrimdışı Bayraktar

  • *
  • İleti: 707
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
    • Profili Görüntüle
    • Age of Empires Türkiye
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #3 : 01 Ağustos 2009, 11:32:48 »
 tebessum* Bilgilenmek için yapıyoruz işte. Bilgi alış-verişi. Gerçi sürekli bilgiyi ben alıyom ama. Sonra dağıtıyom. Teşekkürler. tbr*
Her şey benim elimde!

Çevrimdışı TazzzY

  • *
  • İleti: 44
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #4 : 01 Ağustos 2009, 11:49:15 »
Bu sovyetlerin dağılmasının Nedemi tam olarak neye bağlı ekonomiyemi yoksa bunda ABD'nin eli varmı ?
İMZA SİLİNDİ - BOYUT

Çevrimdışı fear34

  • *
  • İleti: 479
  • İsmail Enver Paşa
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #5 : 01 Ağustos 2009, 11:54:31 »
Keşke bende yorum yapsaydım ünlü olurdum.  yardir*

Bu sovyetlerin dağılmasının Nedemi tam olarak neye bağlı ekonomiyemi yoksa bunda ABD'nin eli varmı ?
SSCB bir coca-cola yüzünden yıkılmıştır.  yardir*
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jiyân bu hâb-ı gafletten

Çevrimdışı Bayraktar

  • *
  • İleti: 707
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
    • Profili Görüntüle
    • Age of Empires Türkiye
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #6 : 01 Ağustos 2009, 11:57:59 »
Sizinlede yaparız bir gün azizim. Şöyle kasvetli bir konu bulim söz sana gelicem. =)

SSBC, ABD ile yaptığı soğuk savaş nedeniyle yıkılmıştır.
Her şey benim elimde!

Çevrimdışı Kenjiro

  • *
  • İleti: 855
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #7 : 01 Ağustos 2009, 12:01:34 »
Sovyetler neden çöktü? Sovyetler her ne kadar eleştirsekte Stalinizm'den uzaklaştığı için çökmüştür. Stalin 1953'te öldüğü zaman dünyanın 2.güçlü(belkide 1.) devletini bırakmıştı. Ama gerke Kruşçev gerekse Brejnev bu mirası koruyamadılar. Her geçen zaman diliminde devlet daha fazla Sosyalizm/Komunizm'den koptu ve devlet ekonomisi tamamen tarıma dayalı bir hal aldı. Bu da işçi-köylü sınıfında büyük bir huzursuzlağa neden oldu. Çünkü sanki eski Rusya'da ki serf sistemi gibi, köylüler ağır şartlar altında çalışıyorlardı. İşçilerin durumu zaten aldıkları paradan malum. En sonunda halk yavaş yavaş yüzünü batıya(liberalizme) döndürdü. Gorbaçov iktidara geldiğinde-Sovyet rejimin çökmesini göz önüne alarak- daha fazla açıklık dedi ve Glasnost/Perestroyka ile devlet daha fazla liberal oldu. Bu zamandan sonra azınlık halklar ve uydu devletler bu açıklık ve tavizlerden yararlanarak teker-teker bağımsız oldular. En sonunda radikal komünistlerin yaptığı 1991 darbesinin de sonuç vermemesiyle(o ünlü tankların önünde duran insan fotosundaki olay) sovyetler dağıldı.

Çevrimdışı TazzzY

  • *
  • İleti: 44
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #8 : 01 Ağustos 2009, 12:30:30 »
Teşekkürler...

Bir üstteki mesajdan alıntı yapılamaz. - Yönetim
« Son Düzenleme: 01 Ağustos 2009, 12:38:30 Gönderen: TuCoT »
İMZA SİLİNDİ - BOYUT

Çevrimdışı LUGOTORİX

  • *
  • İleti: 112
  • Mustafa Kemal ATATÜRK
    • Profili Görüntüle
    • Ödül Sistemi v3
« Yanıtla #9 : 01 Ağustos 2009, 15:41:53 »
Stalin çok barbar bir adamdı 1939 kışında binlerce polonyalıyı öldürdü Kırım Türklerini yerlerinden sürdü,buna rağmen iç savaştan yeni çıkmış ve 2.dünya savaşı felaketini atlatmış bir ülkeden süper güç yarattı.
Forumu bıraktı testlerle uğraşıyor:)




Oyun dünyasındaki gelişmeleri Oyun Fest'ten takip edin.
İncelemeler, haberler ve özel içerikleriyle yükselen değer Oyun Fest sizleri bekliyor.